LEZİZ YEMEK TARİFLERİ BURDA TIKLA

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Fatih Sultan Mehmet - Avni

  1. Kanal d canlı izle #1
    Mülâzım-ı Evvel Array hilalcibey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2011
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    75
    Teşekkür Et
    2
    14 Konusuna 16 Teşekkür Almış

    Fatih Sultan Mehmet - Avni

    ___________________________________________________________________________
    Fatih Sultan Mehmet - Avni

    1 Nisan 1430 tarihinde doğan Fatih Sultan Mehmed, II. Murad ile Hüma Hatun'un oğludur. İyi bir eğitimden geçen II. Mehmed 1443'te Manisa sancakbeyliğine gönderildi. Kardeşi Alâeddin Çelebi'nin aynı yıl ölmesiyle tahtın varisi oldu. 1444 -1446 yıllarında hükümdarlık tahtına oturduğunda babası II. Murad, Manisa'da dinlenmekteydi. Yeniçerilerin ayaklanması ve Halil Paşa'nın ısrarıyla yeniden tahta geçti. II. Mehmed yeniden Manisa'ya sancakbeyi olarak döndü. Buradaki beş yıllık görevinde kültürel ve siyasal ufkunu genişletti. 10 Şubat 1451'de babasının ölümüyle Edirne'ye gelerek 19 Şubat'ta ikinci kez tahta oturdu.

    İstanbul'u alarak Bizans imparatorluğunu tarihten silmeyi düşünen II. Mehmed, bu düşünü büyük gayret ve hazırlıklarla 29 Mayıs 1453'te gerçekleştirmiş, Osmanoğulları'nın en büyük ve anlamlı zaferini elde ederek, kendine, 'Fâtih-i Kostantiniyye', devlete de imparatorluk unvanını kazandırmıştır. İstanbul’daki ticarî canlılığı sağlamak için 1454'te Venediklilerle her türlü ekonomik serbestliği öngören bir antlaşma imzaladı.

    Fatih'in dış görünüşünü kendisini tanıyan yerli ve yabancı birçok yazar ve sanatkâr tasvir etmiştir. İtalyan Zorzo Dolfin, onun az gülen, çalışkan, zekî, amacına ulaşmada inatçı, kitap okumayı çok seven, araştırmalar ve incelemeler yapan cömert bir insan olduğunu söyler. Neşrî ise Fatih'i, adaletli, yiğit, bilgin, dindar, bilim adamlarını ve erdem sahiplerini koruyan bir kişi olarak tanıtır. Bu özellikleri onun sefere gittiği yerlerden birçok âlim ve sanatçıyı istanbul'a getirmesine vesile olmuştur.

    Hayatının her dönemini azami bir verimle kullanan Fatih Sultan Mehmed 1481 baharında sefer için orduyla birlikte İstanbul'dan ayrıldı. Padişah, Maltepe'de hastalanarak Tekür Çayırı'ndan öteye gidemedi. 3 Mayıs 1481'de 51 yaşında öldü. Cenazesi kendi adını taşıyan caminin kıble tarafındaki türbesine gömüldü.

    Edebî Kişiliği

    Çocukluğundan itibaren bir ilim, şiir ve sanat havzasında yetişmiş ve bu ilgisini hayatının sonuna kadar sürdürmüş olan Fatih Sultan Mehmed, Avnî mahlâsıyla şiirler yazmış, divanı olan ilk Osmanlı padişahıdır. Bütün kaynakların fikir birliğine vardığı nokta; hassas ruhlu, sözüne sadık, âlim ve sanatkârları himaye eden, musikîye ve şiire düşkün bir insan olmasıdır. Gelenekleşen âlim ve şairleri toplayarak sohbet etme adeti II. Mehmed döneminde haftada iki gün yapılmıştır.

    Bugün Fatih'in şiirlerinin bulunduğu divan, bir divandan çok içerisinde gazellerin bulunduğu bir divançe niteliğindedir. Onun devrine göre iyi bir şair olduğunu bu divançedeki şiirler açıkça ortaya koymaktadır.

    Avnî'nin altı dil bildiği rivayet edilmekle beraber Arapçayı ve Farsçayı eserleri aslından okuyacak kadar iyi bilmektedir. Dili diğer Osmanlı şairlerinden farklılık göstermeyen Avnî, zaman zaman devrine göre sade ve duru bir üslûp kullanmıştır. Kimi beyitlerinde konuşma dili rahatlığı içindedir.
    Devlet adamlığı, komutanlığı, zaferden zafere, ülkeden ülkeye koşmakla geçen hayatının izleri şiirlerine pek yansımamıştır. O, maddî zevk ve saf aya kayıtsız kalan, yaptığı işleri manevî görev bilen bir padişahtır.

    Avnî'nin şiirlerinde rindâne ve âşıkane söyleyişlerin yanında hükümdarlığını yansıtan beyitler de vardır.

    Sahip olduğu karakter ve üne rağmen zaman zaman sevgili kavramının arkasında ölüm karşısında çaresizliği, dünyanın geçiciliğini, kulluğunu unutmadığı görülür.
    Avnî'nin şiirlerindeki hayal zenginliği ve yeni buluşlar dikkat çekicidir.
    Divan şiirinin geleneklerine uygun olarak O da gerçek dost bulmanın zorluğundan, devrinden, anlaşılamamaktan, ayrılıktan, güzellerin eziyetlerinden, gönülden felekten dem vurur.
    Divandaki gazeller bize II. Mehmed'in 'aşk, sevgili ve güzeller konusundaki düşüncelerini tüm samimiyeti ve açıklığıyla ortaya koyar. O tamamen hissî ve hiçbir çıkara dayanmayan bir sevgilinin övgüsü içindedir.

    Şiirlerinin incelenmesiyle ortaya çıkan bir başka sonuç da Şirazlı Hafız ve Şeyh Sadi gibi lirik ve didaktik Iran şairlerinin etkisinde kalmış olmasıdır. Gazellerdeki didaktik, öğüt verici ve atasözlerine yakın söyleyişler bu etkiyi daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

    Avnî, Anadolu sahasında ise en çok Şeyhî ve Ahmed Paşa’nın etkisinde kalmıştır.

    Şiirleri:

    Kimsesiz Hiç Kimse Yok

    Hiç kimse yok kimsesiz
    Herkesin var bir kimsesi
    Ben bugün kimsesiz kaldım
    Ey kimsesizler kimsesi
    *******
    Kimse aradığım yollarda
    Kimsesizlik kimsem oldu
    Dinsin artık hicranın cana
    Kimse aradığım yollar
    Kimsesiz kimselerle doldu
    _____________________________

    Gazel / Benüm

    Dolsa 'âlem ta'n degül dûd-ı siyâhumdan benüm
    Mihr görmen zerrece gün yüzli mâhumdan benüm

    Nice pinhân eyleyem ol dilbere âşıklugum
    Pür durur dîvân şehrün âh ü vâhumdan benüm

    Devlet-i 'aşkıyla payem bir makama irdi kim
    Şânumı anlar görenler izz ü câhumdan benüm

    Hâk-i pây-i yâr tâcum kûy-ı dilber mesnedüm
    Reşk ider Cemşîd ü Cem taht ü külâhumdan benüm

    Hayl-i 'aşkı şâh-râh-ı gamda kılsam germ-rev
    Çeşm-i encüm kuhl ider gerd-i sipâhumdan benüm

    'Avniyâ bir hâle irdüm derd-i hicr-i yâr ile
    'İbret alur niceler hâl-i tebâhumdan benüm
    _____________________________________

    Gazel / Elden Gider

    Sâkiyâ mey sun ki bir gün lâlezâr elden gider
    İrüşür fasl-ı hazan bâg ü bahâr elden gider

    Her nice zühd ü salâha mail olur hâtırum
    Gördügümce ol nigân ihtiyar elden gider

    Şöyle hâk oldum ki âh itmeğe havf eyler gönül
    Lâ-cerem bâd-ı sabâ ile gubâr elden gider

    Gırra olma dilberâ hüsn ü cemâle kıl vefa
    Baki kalmaz kimseye nakş ü nigâr elden gider

    Yâr içün agyâr ile merdâne ceng itsem gerek
    İt gibi murdar rakîb ölmezse yâr elden gider

    _____________________________________

    Gazel / Olup

    Ağlasa âşık belâ-yı hicr ile nâlân olup
    Gözleründen akan anun yaş yerine kan olup

    Geh cefâ kûhı gubârından örünse kisveti
    Geh belâ vadisini geşt eylese 'uryân olup

    Her ne denlü cevrler görse vefalar eylese
    Her ne denlü gülseler hâline ol giryân olup

    Gam beyabanına her gün eylese seyr ü sefer
    Her gice mihnet- serâ-yı firkate mihmân olup

    Râz-ı 'aşkı aşikâr itmeğe takat bulmasa
    Sinesinde nâvek-i dil-dûzlar pinhân olup
    _____________________________________

    Gazel / İstemez

    'Aşk ile viran iden gönlini ma'mûr istemez
    Hâtırın mahzûn iden bir lahza mesrur istemez

    Hâk-sâr olup hevâ ile gubâr olan gönül
    Hâk-i râh-ı yârdan bir dem özin dûr istemez

    Hoş gören âkil fena tavrını şöhret gözlemez
    Künc-i uzlet isteyen kendüyi meşhur istemez

    La'l-i nâba meyi kılmaz bağrını pür-hûn iden
    Dâmenin pür-eşk iden lü'lü-yi menşur istemez

    Aşk nakdi bir hazînedür ana yokdur zeval
    Mâlik olan ‘Avni yâ bir gence gencûr istemez

    CANLI TV İZLE ONLİNE HD TV


    Edep Ya Hû
    دائما كان نصرا للإسلام

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  2. Kanal d canlı izle #2
    ÂDÂB-I OSMANİYYE Array
    Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    692
    Teşekkür Et
    71
    49 Konusuna 64 Teşekkür Almış

    Emeğine sağlık Kardeşim Muhteşem


Bu konuyu okuyan Üyeler...

Eylemler(Okuyanları Gör)

Gösterilecek Hiç İsim Yok..!

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •