Bir internet sitesinde astral seyahat yapan insanlar, astral seyahat sırasında karşılaştıkları ve çok korktukları bir takım varlıklardan bahsediyorlar. Kendi ifadeleriyle yaşadıklarını şöyle anlatıyorlar;
"Benim bir sorunum var, insanları astral projeksiyon yapmaktan alıkoyan ve uyandıran negatif varlıklar, her yerde var. Onları durduracak hiç kimse yok mu? Egolarından kurtulmaya ve aydınlanmaya çalışan insanlara, yardım edecek ve negatif varlıklara karşı savaşacak olan iyi varlıklar yok mu?
"Negatif varlıklar hakkında mutlaka yapılabilecek şeyler olmalıdır. Bu benim düşüncem, siz ne düşünüyorsunuz?"

"Ben tecrübeli bir astral seyyah değilim ve bir internet sayfasından okuduğum kadarıyla biliyorum ki; yeni başlayanlar için çok korkutucu." Ama ya tecrübeli astral yolcular ve "master"lar?


Zulmani varlıklardan mı etkileniyorsunuz?

Tam olarak bilgi sahibi olmadan astral seyahat yapmaya başlayan ve korku sebebiyle mutsuzluğa saplanan insanları korkutan nedir?

Bu insanlar korkudan nasıl kurtulabilir, biz onlar için ne yapabiliriz?



"Benim bir sorunum var, insanları astral projeksiyon yapmaktan alıkoyan ve uyandıran negatif varlıklar, her yerde var. Onları durduracak hiç kimse yok mu? Egolarından kurtulmaya ve aydınlanmaya çalışan insanlara, yardım edecek ve negatif varlıklara karşı savaşacak olan iyi varlıklar yok mu?"

O negatif varlıkların hepsinden, onları kurtaracak olan birisi hâlâ dünya üzerinde hamd olsun ki yaşıyor.
Kardeşimiz nefs kelimesini kullanmıyor, ego kelimesini kullanıyor ki; nefs demek istiyor, farkında değil realitenin. Nefslerinden kurtarılmaya çalışan ve kalplerini Allah'ın nurları ile aydınlatmaya çalışan insanlardan bahsediyor, ama hakiki tabirleri kullanmamış; çünkü bilmiyor. Bu da eşyanın tabiatına çok uygun. Ama bu kafa yapısında olan, Allah'ın nurlarıyla aydınlanma hedefine yönelmek isteyen insanlar için bütün yollar açıktır.

"Negatif varlıklar hakkında mutlaka yapılabilecek şeyler olmalıdır. Bu benim düşüncem, siz ne düşünüyorsunuz?" diyor.
Elbette, olmalıdır.
Zulmani yolda kişi yalnızdır. Şeytan sizi devamlı rahatsız edecektir. Ama ne zaman, Allah'a ulaşmayı dilerseniz ve Allah'ın yoluna girerseniz, Allah'a ulaşmayı dileyene, Allah mutlaka bu yolun standartlarını verir, onları evliya yapacak noktaya ulaştırır, adeta bedavadan ulaştırır.
İşte bu kardeşimiz de bu insanlardan olabilir, onun şahsında bütün insanlığa sesleniyorum!.. "Bu zulmani varlıklar istedikleri kişiye tahalül etmek ve suistimal etmek üzere, serbest bırakılmamalıdır" diyor. İşte o zulmani varlıklar, Allah'ın yoluna girdiğiniz zaman, size hiçbir şey yapamaz. Acaba başının üzerinde o ağrı verici, sıkıntı verici, huzursuzluk verici olay başladı mı? Başlamadıysa, ucuz kurtulmuş, zamanında tutmuş kendisini.


"Ben tecrübeli bir astral seyyah değilim ve bir internet sayfasından okuduğum kadarıyla biliyorum ki; yeni başlayanlar için astral seyahat çok korkutucu." Ama ya tecrübeli astral yolcular ve "master"lar?

Bunlar nasıl ustalar ki koruyamıyorlar etrafındaki insanları!
Korumaları mümkün değil, çünkü kendileri şeytanın uşağı!
Onların hiçbiri bu negatif varlıklardan korunmaya çalışmıyorlar mı?
Çalışmıyorlar, zaten çalışsalar da bir şey fark etmez. Bunu yapabilecek yetki ile hiçbiri donatılmamıştır. Bu yetki; sadece Allah'ın dostlarına, Allah tarafından verilir.
İşte şimdi karşınızda öyle birisi, o yetkinin sahibi olan kişi var. Kimin başının üzerine onun nuru ulaşırsa, o kişi zulmani etkilerden hiçbir zaman etkilenmez. Allahû Tealâ, bunun açıkça söylüyor; "onların başlarının üzerine muhafız koyarız" diyor, zulmani etkilerden onları kurtarmak için. Böyle bir vesile ile de olsa kardeşlerimizin, astral seyahati yaşamak isteyen bu zavallı kardeşlerimizin, hakikatleri bilmeden yola çıkmaları, onlara büyük zararlar açabilir. Allah'tan ki bu kardeşimiz daha o noktaya gelmeden evvel durdurmuş kendisini! İyi ki rahatsız olmuş zulmani varlıklardan! Daha öteye geçebilseydi kafasının ön üstünde, onu dünyadan bezdiren çok kötü bir hissin sahibi olacaktı! Sıkıntı duyacaktı."Ben olsaydım, sadece kendim kaçmayı dileyip, problemi görmezlikten gelmezdim" diyor.Bu satırları okuyan bir çok kişi de aynı korkuyu yaşadığını ifade ediyor. Bunun üzerine internet sitesini hazırlayanlara şu yazıyı gönderiyor;"Bu konuda ne düşünüyorsunuz, derslerde bu sorunu muhtevasına alan bir bölüm var mı?"
Site yazarlarının cevabı ise çok manidar:"Tıpkı fizik dünyada olduğu gibi, biraz zeki olmak ve kendinizi korumayı öğrenmek zorundasınız."
Yani bu sizin için bu tehlike her zaman var olacak, siz kendinizi koruyun.
Size küçük bir fıkra:
Oğlan sınıfta kalmış, ablasına telgraf çekiyor; "abla sınıfta kaldım. Babamı hazırla." Ablasından da cevap geliyor. "Babam hazır, sen kendini hazırla."
İşte bunlar da "bu tehlike her zaman var olacak, sen kendini hazırla" diyorlar, cevaba bakın! "Bizden size yardım yok", diyor adamlar."Herşeyin sizin adınıza yapılmasını beklemek doğru değildir. "master"lar, ustalar size yardım edecekler, ancak biz bu fani hâlimizle onlar üzerinde etkili olmayabiliriz."
Yani onlar da şeytanın tesiri altında, tokatlarını yiyorlar mütemadiyen şeytanın. "Biz birşey yapamayız", diyorlar. "Master"ların yapabileceğini zannediyorlar, onlar da birşey yapamazlar.
"Ve masterların da üzerimize titremelerini bekleyemeyiz." diyorlar. "Master"lar kendi havalarında ve yüzyıllardan beri, bin yıllardan beri, insanları, şeytanın vereceği bu zararlardan kurtarmak için kendileri neler neler icad etmişler; özel bir dua ile daireler çizmek gibi, neler neler...
"Negatif varlıklar vardır ve insanlara engel olmaya çalışırlar. Açıkça bu işte, biz size yardım edemeyiz", diyorlar."Tıpkı hayatta üstesinden gelmemiz gereken engeller gibi, negatif varlıklar da bunlardan biridir. Tıpkı hayatımızda hedeflerimize ulaşmaktan bizi men eden engeller gibi; eğer negatif varlığı aşabilir ve bir "master"ı çağırabilirseniz, bu büyük başarı olur."Yani "master"lar ortada yok; kişi "master"ı çağırmayı başaracak. Hangi çeşit bir alet kullanacağı, vasıta kullanacağı, nasıl bir yöntem takip edeceği konusunda kimsenin bir fikri yok
Sevgili kardeşlerim, buradaki farkı anlayabiliyor musunuz? Kim Allah'ın yoluna girerse, devrin imamının ruhu, on tane ihsanla, o kişi mürşidine tâbî olduğu an, onun başının üzerinde yer alır. Hiçbir zulmani kuvvet o kişiye etki edemez.
Öyleyse her konunun çaresi var.
Zulmani varlıklardan mı etkileniyorsunuz?
Allah'ın yoluna girin. Etkilenmemek isteyen, bu astral seyahati yapmak isteyen insanlar;Allah'ın yoluna girin, mutlak olarak korunursunuz. Allah'ın yolunda herkes muhafaza altındadır. Bunun gibi korku dolu, pek çok yardım çağrısı ve onları yalnız bırakan cevap yazıları mevcut olan bu forum sayfasında, bir başka kişi, çok korkunç hayaletlerden bahsediyor. Hatta kendisi için çok büyük problem hâline geldiğini ve uyumaktan korktuğunu söylüyor. Şimdi ise, bir takım dua, sihir, ruh çağırma sayesinde korkmadığını ve ne zaman korksa ve negatiflik hissetse tütsü yaptırdığını ifade ediyor."
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ, bir taraftan kollarını açmış; "gelin" diyor. "Bana ulaşmak üzere benim yoluma girin, sizi her şeyden koruyayım!" diyor. İnsanlar Allah'ın yoluna girmiyorlar. Öbür taraf da diyorlar ki; "biz sizi korumayız, ne yaparsanız yapın", ama gene de insanlar o yolun yolcuları! Sevgili kardeşlerim, buradaki bu büyük mantıksızlığı görebiliyor musunuz?
Siz, Allah'ın yolunda olanlar; Allah'a ne kadar hamdedip şükretseniz azdır ki muhafaza altındasınız! Tâbî olmadan evvel, cinlerin saldırısına uğrayıp da, onların esiri olmadıysanız, bize ulaştığınız noktadan itibaren, bir cinin, bir şeytanın size zarar vermesi, hiçbir şekilde mümkün olamaz. Bu garantiyi Allah veriyor.
Öyleyse o web sayfalarında boy gösterenler; sizler de aynı tehlikenin içindesiniz! Ustalık taslayanlar; sizler de şeytanın oyuncağısınız!
Bu zavallı insanları, böyle korkunç bir tehlikenin karşısında bırakmaya ve onları hâlâ davet etmeye cesaret ettiğinize göre, hiç mi kalbiniz sızlamıyor?
Bu insanlar sizin yüzünüzden mutsuz. Bir de tasavvufun içindeki insanlara bakın! Onlar, neden mutlu?
Onlar neden korunuyor? Hâlâ anlamıyor musunuz? Şeytanla işbirliği halindesiniz!


Tam olarak bilgi sahibi olmadan astral seyahat yapmaya başlayan ve korku sebebiyle mutsuzluğa saplanan insanları korkutan nedir?
Şeytan ve avenesi, bütün o gördükleri zulmani varlıkların hepsi şeytana bağlı ve görevleri de bu insanları korkutmak, canından bezdirmek, onlara musallat olup, onları devamlı rahatsız etmek.
-Allah'ın onlar için dilediği sonsuz mutluluk varken, korku ve tehlike dolu bir dünyayı onlar için cazip kılan nedir?
-Bu dışarıdakilerin propagandaları.
-Pek çok hastanede muhakkak transandantal meditasyon ve yoga baş tacı edilmiştir .
-Onları cazip kılan ne?
-Biz onlara gidip dedik ki; biz sizin bu hastalarınızın hepsini iyileştiririz, zikir adlı bir metodumuz var, Allah'ın metodu. "Zikir mi?" dediler. Biz; yoga ve transandantal meditasyonla yaparız bu işleri ve hâlâ yapmaya çalışıyorlar.
İşte bütün o insanlara hastanelerde yogayı ve meditasyonu cazip kılan ne ise aynı sebep var burda; şeytan ve onun ortakları.

Bu insanlar korkudan nasıl kurtulabilir, biz onlar için ne yapabiliriz ?
Eğer bir büyüye, bir hüddama uğramadılar ise, tâbî olduklarından itibaren, onlar için hiçbir tehlike söz konusu olamaz. Bizim onların başının üzerinde yer almamız bir şey ifade etmez. Yani, evin içine haydutlar girmiş, evi darmadağın etmişler. Siz kapıya nöbetçi koyuyorsunuz. Maide Suresi'nin 105. âyetinde şöyle diyor Allahû Tealâ,
5/MAİDE-105: "Yâ eyyuhellezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîân fe yunebbiukum bimâ kuntum ta'melûn(ta'melûne)."
"Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (bir borçtur, nefsinizin sorumluluğu üzerinizedir). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri, size haber verecektir. Siz nefs tezkiyesine başlayarak, hidayet üzere olduktan sonra, yani başınızın üzerinde, devrin imamının ruhu olduktan sonra delalette olanlar, şeytan ve ortakları, hiçbirisi size zarar veremez."

Bakara Suresi'nin 102. âyeti kerimesinde;

2/ BAKARA-102: Vettebeû mâ tetluş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne), ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihrâ, ve mâ unzile alel melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârute). Ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur. Fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer'i ve zevcih(zevcihî). Ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi). Ve yeteallemûne mâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum. Ve le kad alîmû lemeniş terâhu mâ lehu fil âhireti min halâ(halâkın), ve le bi'se mâ şerav bihî enfusehum. Lev kânû ya'lemûn(ya'lemûne).
"Süleyman'ın mülkü üzerine onlar, şeytanların okuduğu (anlattığı, tilâvet ettiği) şeylere uydular (tâbî oldular). Oysa Süleyman, (sihir yapmadı ve) kâfir olmadı. Fakat şeytanlar, insanlara sihri öğretmekle kâfir oldular. Babil (şehrin)deki iki melek (olan) Harut ve Marut'a indirilen şeyleri (öğretiyorlardı). Oysa onlar: "Biz (im bilgimiz, sizin için) sadece bir fitne, bir imtihandır. Sakın (sihir ilmini öğrenerek) kâfir olmayın." demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi. O zamanlar (sihir meraklıları ve onu geçim vasıtası yapanlar) o ikisinden erkek (koca) ile karısının arasını açacak şeyler öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar veremezlerdi. Zaten onlar kendilerine fayda verecek şeyleri değil, zarar verecek şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun ki; onlar onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan (ve onunla çıkar sağlayan) kimse için ahirette bir nasip olmadığını bilirlerdi. Kendi nefslerini, onunla ne kötü bir şeye sattıklarını onlar keşke biliyor olsalardı. Biz müsaade etmedikçe, şeytan kimseye zarar veremez ."
Ama nasıl müsaadeyi etmedigini söylüyor; başının üzerinde o ruhun bulunması söz konusu. Böyle bir şeyi yerine getirmeyen insanlar, gidip bu zulmani insanlarla bir araya gelip, onlara , bu kendilerini şeytana dost kılan tuzaklarına düştükleri zaman; elbette bu tuzakla karşılaşacaklar, normal. Ama biz onlar için çok şey yapabiliriz. Bunun için de Allah'a ulaşmayı dilemeleri lâzım. Gerisini Allah halleder.